Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar

Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar (CYBH), tedavi edilmedikleri takdirde ciddi sağlık problemlerine neden olabilen hastalıklardır. CYBH’lar bazen hiç belirti vermeyebilir ya da varolan belirtiler kendiliklerinden kaybolabilir. Her iki durumda da tedavi olana kadar hastalık geçmiş sayılmaz.Cinsel yolla bulaşan hastalıklar dünyada en sık rastlanan enfeksiyon hastalıklarındandır. Batı ülkelerinde bu hastalıklar 1950'lerden 1970'lere doğru giderek artmış, 1980'lerde sabit bir düzeye ulaşmıştır. Ne var ki 1980'lerin sonundan itibaren pekçok ülkede, özellikle sifiliz ve gonore yeniden artmaya başlamıştır. Dünyada her yıl 250 milyonu aşkın kişi gonoreye (bel soğukluğu) yakalanır. Sifiliz vakalarının sayısı 50 milyon civarındadır. Trikomoniyaz ve genital herpes ise daha sıktır, ancak doktorların bu hastalıkları bildirmesi zorunlu olmadığından rakamlar kesin değildir.


Günümüzde cinsel yolla bulaşan hastalıkların çoğu, tedaviyle hızla iyileşebilir ve bulaşması önlenebilir. Ancak, eski organizmaların yeni ya da ilaca dirençli türleri, yeni ortaya çıkan etkenler, hayat koşullarının değişmesi ve daha serbest yaşam tarzları nedeniyle yayılım çok fazladır. Günümüzde dünya üzerinde insanların hareketinin artışı, bu hastalıkların hızla yayılmasından da sorumludur.


1980'lerden sonra ortaya çıkan HIV/AIDS, cinsel yolla bulaşan hastalıklar sorununa yeniden dikkat çekilmesini sağlamıştır. Çeşitli nedenlerle gizlenen ve gerçek sayılarına ulaşmanın her zaman mümkün olmadığı bu hastalıkları toplumun önünde tartışılır hale getirmiştir ve bu, son derece yıkıcı ve halen tedavisine sahip olmadığımız hastalık nedeniyle alınan tüm önlemler diğer CYBH'ler için de koruyucu önlemlerdir.


Cinsel yolla bulaşan hastalıkların kontrol altına alınması, tanı ve tedavi için tıbbi olanakların sağlanmasıyla olur. Cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunmada eğitim şarttır. Kişilerin cinsel yönden aktif yaşlara ulaştıklarında kendilerini bu hastalıklara karşı nasıl koruyacaklarını bilmeleri son derece önemlidir. Bu amaçla yürütülen çeşitli projeler kapsamında gençlerin ve adolesan yaşların bilgilendirilmeleri amacı ile merkezler kurulmaktadır.


Bir kişide CYBH saptandığı zaman tedavi mutlaka eşine de uygulanmalıdır. CYBH tedavi edilebilir,tedavi edilmediklerinde ise kısırlıktan ölüme kadar pek çok şeye sebep olabilir.


Hangi hastalıklar cinsel ilişki yoluyla bulaşabilir ?
Bugün için 40’ dan fazla cinsel yolla bulaşan hastalık bilinmektedir. En sık rastlanılanları:

HIV enfeksiyonu ( AIDS )
Cinse yolla,kanla ve kanla temas etmiş araçlarla,annaeden bebeğe; anne karnındayken, doğum sırasında ve sütle bulaşır.Vücuda girdikten sonra HIV virusu ancak 3 ay sonra ELİZA adı verilen kan testi ile saptanabilir.HIV virusu her zaman AİDS hastalığı yapmaybilir fakat HIV+ hastalar taşıyıcıdırlar ve dierlerine hastalığı bulaştırırlar.AİDS aalesef tedavisi olmayan bir hastalıktır.Vücutta immün sistemini bozarak diğer hastalıklara karşı vücut direncini düşürüler.HIV vücuda girdikten 5-10 sene sonra hastalığı oluşturabilir.Hastalığın belirtileri sürekli yorgunluk,kilo kaybı ,ateş,gece terlemeleri ,cinsel organlarda yaralar,tedaviye dirençli mükerrer mantar enfeksiyonlarıdır.Ayrıca bu hastalarda akciğerleri tutan ve ölümcül seyreden Pnömosistis Carini pnömonisi de görülebilir.HIV virusu taşıyan kişilerin kullandığı eşyalarla direk tokalaşma ile bulaşmaz.Bulaşma vücut salgıları ve kan yoluyla olmaktadır.Tedavide vücut direncini arttırıcı tedavilerle yaşam süresi uzatılabilir.

Hepatit B
Cinsel yolla ya da kan yolu ile bulaşır.Tüm vücudu özellikle de karaciğeri tutan maalesef toplumumuzda yaygın viral bir hastalıktır.Karaciğerde iltihap,siroz ve kansere ve hatta ölüme yol açabilir. Korunma aşı ve cinsel lişkide mutlaka kondom kullanımı ile olur.Kesin tedavisi olmamakla birlikte hastanede doktor gözetimi altında ve uzun süreç almaktadır.Taşıyıcı anne bebekleri doğar doğmaz aşılanmalı ve mutlaka Hepatit B immünglobulini yapılmalıdır.

Bel soğukluğu ( Gonore )
Cinsel yolla bulaşan hastalıkların içinde en sık rastlananıdır.Erkeklerde bel ağrısı , idrar yaparken yanma,sık sık idrara çıkma ve bol akıntı görülür.Kadınlarda ise adet düzensizliği , bol akıntı ,bel ağrısı ve sık ve ağrılı idrara çıkma gözlenir.Gebe kadınlar doğum yaparken doğum kanalından bebeğe bulaşarak bebekte körlüğe yol açabilir.Hastalık etken patojen vücuda girdikten 3 hafta sonra ortaya çıkar.
Tedavide eş tedavisi verilmelidir.Hastalıktan korunmak için ise mutlaka ilişki sırasında kondom kullanılmalıdır.

Frengi
Hastalığa neden olan etken paojenin vücuda girdiği yerde şankr denilen sert ağrısız bir şişlik yapması ile balşlar daha sonra vücudun lenfatik kanalları başta olarak birçok organlarını tutuğu ,ciltte döküntü yapabilen tehlikeli bir hastalıktır.Enfekte olan gebe kadınlara gerekli önlemler alınmadığı takdirde konjenital yolla bebeğe geçerek bebeğin beyin ,sinir sistemi ,kemik ,kalp ve dolaşım sisteminde tutuluma neden olarak ölüme yol açabilir.Hasta mutlaka eşiyle birlikte tedavi edilmeli ve tedavi btmeden de cinsel ilişkide bulunmamalıdır.

Klamidyoz
Erkeklerde ağrılı idrara çıkma ve pürulan akıntı ile giden üretrit yaparken kadınlard da bol köpüklü kıntı yapmaktadır.Hatta üst genital sistemlere fallop tüplerine yayılarak PID dediğimiz karın içi iltihaplarına sebep olabilmekte ve bu durum zaman zaman kısırlıkla sonuçlanmaktadır.Tedavisi yine doktor kontrolünde ve eş tedavisi şeklinde olmaktadır.
Açıklama: *Kandidiyazis

Trikomoniyazis
Koyu kıvamlı bol kokulu ve yeşile dönü akıntı yapmaktadır.Tedavisi kolay ve yine eşler birlikte tedavi dilmeli ve tedavi sırasında cinsel ilişki mümkünse kısıtlanmalı ya da kondom kullanılmalıdır.

Yumuşak şankır
Cinsel yolla bulaşan bu hastalık genital organlarda ağrılı açık yaralara yol açar.Bu yaralara yakın kasık bölgesinde lenf bezlerinin tutulması ile ağrılı bezeler palpe edilebilir.Tüm vücuda yayılımı yoktur.Ancak bu ağrılı yaralara sekonder bakteriyel enfeksiyonların eklenmesi tedaviyi güçleştirebilir.Tedavide eşler beraber ele alınır.

Genital herpes
HSV tip II virusunun yol açtığı ekek ve kadın cinsel organlarında öncelikle sivilce şeklinde başlayan ve sonrasında oldukça ağrılı uçuk şeklinde ülserativ yaralara dönüşen bir hastalıktır.Hastalık kendiliğinden geçebilir ya da tekrarlayabilir.Kullanılan ilaçlar belirtilerin azalmasını ve gerilemesini sağlayabilir.Kadınlarda ilerlerse rahim ağzı kanserlerine yol açabilir.Hasta annlerin doğum sırasında bebeğe virusun geçişiyle bebekte ölümcül seyreden menenjite neden olabilir.Bu nedenle bu tür gebelerde tercih edilen doğum şekli sezaryandır.

Human Papilloma Virus:(genital siğiller)
Açıklama: Genital Siğiller

Human papilloma virus 100'den fazla değişik türü bulunan ve bazı türleri cinsel yolla bulaşarak hem kadın hem de erkeklerde genital siğiller başta olmak üzere rahim ağzı, penis, anüs, nazofarinks (boğaz) gibi bazı vücut bölgelerinde kansere neden olabilen bir virüsdur. Erkeklerde idrar kanalının dışa açılan kısmında ,kadınlarda haznede makatta ve idrar kanlının dış yakın kısımlarnda görülen ağrısız karnabahar şeklinde lezyonlara yol açar. Tedavi edilmezse bu karabahar şeklinde et kümeleri büyüyerek erkekte idrar yollarını kadında ise doğum kanalını tıkayabilir .
En sık neden olduğu kanser serviks kanseri olup diğer kanser türleri çok daha nadir görülmektedir. Genital bölgede enfeksiyona neden olan 40'a yakın tipi arasında bazıları kansere neden olma potansiyeli açısından yüksek risk taşımaktadır. Yüksek riskli gruptan HPV tip 16 ve tip 18 serviks kanserlerinin yaklaşık %70'inden sorumludur. Kanser açısından düşük riskli grupta yer alan HPV tip 6 ve tip 11 ise genital siğillerin %90'ının ardında yatan nedendir.
Açıklama: Genital Siğil

HPV geçişi ayrıca deri-deri temasıyla da gerçekleşir. Cinsel birleşme gerçekleşmese dahi örneğin el veya ağzın genital bölgeyle temasıyla da HPV bulaşabilir. Cinsel birleşme servikal kanserin ( rahim ağzı kanseri) en sık bulaşma yoludur. Kondom koruyabilir ancak tam olarak etkin değildir. Rahim ağzı kanserine neden olan HPV enfeksiyonları hemen hiçbir zaman belirti vermezler, bir şikayete neden olmazlar ve sadece rutin tarama testlerinde saptanırlar.
Rahim ağzı kanserine yol açması yanısıra yüksek riskli HPV’nin anal, penil, skrotal, vulvar, vaginal kanserleri de arttırma olasılığı vardır. Kalıcı enfeksiyon virüs alındıktan en az 6 hafta sonra oluşur, yıllarca fark edilmeden kalabilir ve düşük veya yüksek riskli olabilir. Yüksek risk taşıyan integre HPV artık insan DNA’sıyla birleşmiştir ve her zaman anormal Pap smear testine sebep olur. Eğer kolposkopide de saptanırsa servikal kanserin ilerlemesini engellemek için tedavi edilmelidir.
Hastalığın önemi göz önüne alınarak kadınlar mutlaka PAP smear testi ile 6 ayda bir izlenmeli ve gerektiğinde şüpheli riskli gruplara kolposkopi eşliğnde biyopsi alınmalıdır.
Hasta gebe kadınlar doğum sırasında bebeğe bulaştırabilir.Virusun ulaştığı bebeklerde laringiyal papillom denilen ve solunum yollarının tıkanmasına yol açan ölümcül durum görülebilir.


HPV den korunmada son yıllarda geliştirilen HPV aşısının önemi:
Human papilloma virüsüne (HPV) karşı yeni çıkan kuadrivalan aşı ile artık HPV ‘nin Tip 6,11,16 ve 18 adlı virüslerinin neden olduğu servikal kanser riskini (rahim ağzı kanseri) yaşam boyu azaltma şansına sahibiz.
FDA HPV aşısının daha önceden bu virusler ile karşılaşmamış 9-26 yaş arasındaki tüm kadınlara yapılmasını önermektedir. Daha ileri yaştaki kadınlar üzerinde denemeler yapılmadığından ve elde yeterli veri olmadığından şimdilik 26 yaş üzeri kadınlara uygulanması önerilmemektedir. İdeali cinsel yaşantı başlamadan aşı programının tamamlanmasıdır. Cinsel yaşamı başlamamış 9 yaşından itibaren bütün kızlar bu aşının birinci hedefidir. Bu yaştaki kızların meningokok konjuge aşısı ve difteri-tetanoz-boğmaca gibi diğer aşıları da yaptırması gerekir ve birlikte yapılmasının olumsuz etkisi olmadığı gösterilmiştir.
Erkek çocuklarını HPV’ye karşı aşılamanın etkinliği henüz tartışılmaktadır.
Servikal tarama ve şu an piyasada “Gardasil” adı altında bulunan HPV aşısı ile 9-26 yaşındaki kız ve kadınlarda ile Tip-16 ve Tip-18 infeksiyonlarına karşı düşük dereceli servikal anormalliklerin %15, yüksek dereceli lezyonların %49 azalacağı gösterilmiştir.
Açıklama: Aşı

HPV aşısı 6 ay içinde toplam 3 seferlik enjeksiyonlar şeklinde uygulanır. İlk dozu takiben 2 ay sonra ikinci doz, 6 ay sonra ise son doz uygulanır. Uygulama yerinde nadiren ağrı, şişlik, kızarıklık görülebilir. Bazı hastalarda halsizlik, yorgunluk ya da bulantıya yol açabilmektedir. Aşı yapılmadan önce vajinadan alınacak örnekte HPV tiplemesi yapılmalıdır. Daha önceden cinsel yaşantısı olmayanlarda ve çocuklarda tipleme yapılmasına gerek yoktur.
HPV aşısının etkinliği 4-5 yıla kadar sürmektedir ancak rapel gerekebilir.


CYBH Belirtileri Nelerdir?
Açıklama: *İdrar yaparken yanma, acıma, sık sık idrara gitme
Açıklama: *Peniste, vajinada, makatta veya ağızda yaralar, siğiller ve içi su dolu kabarcıklar oluşması
Açıklama: *Penis, vajina veya makattan akıntı olması.( Bu akıntı su gibi, süt gibi, beyaz, sarımtırak veya yeşil olabilir ve kokusu normal vajina akıntısından farklıdır.)
Açıklama: *Kasık kıllarında, makatta veya vajina etrafında kalıntı
Açıklama: *Kasıklarda şişkinlikler ve bezeler
Açıklama: *Yumurtalıkların birinde veya her ikisinde ağrı
Açıklama: *Karnın alt bölümünde ağrı
Açıklama: *Cinsel ilişkiden sonra kanama
Cinsel yolla bulaşan hastalıklarda bu belirtilerden biri ya da birkaçı beraberce görülebilir, ancak bunlar başka hastalılara da bağlı olabilirler. Tanı konması ve tedavi için cinsel yolla bulaşan bir hastalıktan şüphelendiğinizi söyleyerek doktora gitmelisiniz.


Bu Hastalıklar Cinsel İlişki Dışında da Bulaşabilirler mi?
Bu hastalıklardan birinin mikrobunu taşıyanlar gebelik veya doğum sırasında taşıdıkları mikrobu bebeklerine geçirebilirler.
AIDS virüsü ve Hepatit B mikrobu taşıyan kişilerden kan nakli, steril olmayan iğnelerle kan alınıp verilmesi, tedavi yapılması, damardan uyuşturucu kullanımıyla (başkasının iğnesinin kullanılması ile) veya temiz omayan iğnelerle dövme yapılması, kulak delinmesi gibi yollarla bulaşabilir.
Başkasının bardağını veya çatal kaşığını kullanmakla cinsel yolla bulaşan hastalıklara yakalanmazsınız. Ayrıca başkasının nefes ve öksürüğünden, onunla el sıkışmak ve öpüşmekle da bu hastalıklar bulaşmaz. Böcek ve sivrisinek ısırması, tuvaletlerden (klozet kapağından), yüzme havuzları veya hamamlardanda bu tür hastalıklar bulaşmaz.


Cinsel yolla bulaşan hastalıklardan nasıl korunulur?
Açıklama: *Cinsel ilişkide kondom kullanın.
Açıklama: *Cinsel eş sayısının artmasının, hastalık bulaşma riskini de arttırdığını unutmayın.
Açıklama: *Hastalık belirtisi olmadan da bulaşma olabileceğini unutmayın.
Açıklama: *Alkol ve uyuşturucunun doğru ve sağlıklı düşünmeyi engelleyerek, cinsel ilişki sırasında olumsuz davranışlara neden olabileceğini aklınızdan çıkarmayın.
Açıklama: *Size nakledilecek kanda gerekli testlerin yapılıp yapılmadığını sorun.
Açıklama: *Başkalarının kullandığı şırınga ve iğneyi kullanmayın. Bir defa kullanılıp atılan şırınga ve iğne kullanılmasını isteyin.
Açıklama: *Hamile iseniz, doğum öncesi dönemde düzenli sağlık kotrollerinizi yaptırın